Kropotkin’den Lenin’e Mektup – Aralık 1920 – Peter Kropotkin

Saygıdeğer Vladimir İlyiç,
Savinkov gruplarından SR’ların {Sosyal Devrimci parti üyelerinin, milliyetçi ve taktiksel merkezdeki Beyaz Muhafızların, ve Wrangel
subaylarının rehine olarak tutulacağına ilişkin Sovyet hükümetinin kararı; ve sovyetlerin liderlerine karşı {suikast}girişimi olması
durumunda, bu rehinelerin “acımasızca yok edilecekleri” İzvestiia ve Pravda’da yayınlandı.

Etrafınızda, bu gibi tedbirlerin Orta Çağ’ın ve din savaşlarının en berbat dönemlerine geri dönüşü temsil ettiğini, ve komünist ilkeler
temelinde geleceğin toplumunu yaratmak için bunları savunanların [bu işe] layık olmayan insanlar olduğunu yoldaşlarınıza hatırlatacak ve onlara anlatacak hiç kimse yok mu gerçekten? Komünizmin geleceğine önem veren birisi bu gibi tedbirlere başvuramaz.

Bir rehinenin ne demek olduğunu kimsenin size açıklamamış olması mümkündür. Rehine, herhangi bir suç işlememişken hapse atılmış kişi demektir. Onun hayatını kullanarak düşmana şantaj yapmak için tutulur. “Eğer içimizden birisini öldürürseniz, biz de sizden birisini
öldürürüz.” Ancak bu, birisini her sabah idam sehpasına çıkarıp, ardından geri indirmek ve ona “Biraz bekle, bugün değil…” demekle aynı şey değil midir?

Ve bunun rehineler ve onların aileleri için işkencenin yeniden başlaması demek olduğunu yoldaşlarınız anlamıyor mu?

Bana iktidardaki insanların kolay bir yaşamlarının olmadığından bahsetmeyeceğinizi umarım. Bugünlerde, suikast ihtimalini “mesleki bir risk” olarak değerlendirenlere krallar arasında bile rastlanıyor.

Ve devrimciler hayatlarını tehdit eden mahkemeler önünde kendilerini savunmanın sorumluluğunu üstlenirler. Louise Michele bu yolu seçti. Veya [devrimciler] Malatesta ve Voltairine de Cleyre gibi yargılanmayı reddederler.

Krallar ve papalar bile rehine almak gibi barbarca kendini savunma araçlarını reddetmiştirler. Yeni bir yaşamın önderleri [apostles,
havarileri] ve yeni bir toplumsal düzenin mimarları, düşmalara karşı böylesi bir savunma aracına nasıl başvurabilirler?

Bu, komünist tecrübenizi başarısız olarak değerlendirdiğinizin, ve sizin için çok değerli olan bir sistemi değil de yalnızca {kendinizi}
kurtardığınızın bir işareti değil midir?

Yoldaşlarınız sizlerin, [yani] komünistlerin (işlediğiniz hatalara rağmen) gelecek için çalıştığını kavrayamıyor mu? Ve hiçbir durumda,
ilkel teröre fazlasıyla yakın eylemlerle çalışmanızı lekememeniz gerektiğini? Geçmişte devrimcilerin yaptığı bu eylemlerin yeni komünist çabaları çok güçleştirdiğini {bilmeniz gerekir}.

Aranızdaki en iyiler açısından, komünizmin geleceğinin kendi yaşamlarından daha değerli olduğuna inanıyorum. Ve bu geleceğe ilişkin
düşünceler, sizi bu gibi tedbirlerden vazgeçmeye zorlamalıdır.

Tüm ciddi eksikliklerine rağmen (sizin bildiğiniz gibi, ben de bunları iyi biliyorum), Ekim Devrimi büyük bir ilerlemeye yol açtı. Toplumsal bir devrimin –Batı Avrupa’daki insanların düşünmeye başladığının aksine– imkansız olmadığını gösterdi. Ve, bütün kusurlarına rağmen, geçmişe dönmeye yönelik girişimlerce yıpratılamayacak bir eşitlik doğrultusunda ilerlemeye devam ediyor.

Peki, o zaman neden devrim; asla sosyalizme veya komünizme özgü olmayan, ancak eski düzenin ve eski kargaşalıkların, sınırsız ve her şeyi tüketen otoritenin artıklarını temsil eden kusurlar yüzünden kendi tahribatına giden bir yola itiliyor?

P. Kropotkin

Dmitrov, 21 Aralık 1920

Çeviri: Anarşist Bakış

Kaynak: “Letter To Lenin”, 21 Aralık 1920, Anarchy Archives.

Print Friendly, PDF & Email
Be Sociable, Share!

Revisions