Kropotkin’den Lenin’e Mektup – Mayıs 1920 – Peter Kropotkin

Saygıdeğer Vladimir İlyiç,
Birçok posta-telegraf bölümü çalışanı bana gelerek, içinde bulundukları gerçekten de çaresiz durum hakkındaki bilgileri sizin dikkatinize sunmamı istedi. Bu sorun yalnızca posta ve telegraf komiserliğini değil, dahası Rusya’daki günlük yaşamı ilgilendirdiği için, onların bu isteklerini yerine getirmekte hiç zaman kaybetmedim.

Biliyorsunuzdur, tabii ki, bu çalışanların aldığı maaşla Dimitrov ilçesinde yaşamak tamamen imkansızdır. Bu (maaşla) bir kile [bush, 36 litrelik ölçü birimi] patates almak bile imkansızdır; kişisel deneyimlerimden bunu biliyorum. Karşılığında sabun ve tuz almak istiyorlar, ki bunların esamesi bile okunmuyor. Unun (fiyatı) yükseldiği için –tabii ki onu da bulabilirseniz–, sekiz libre [pound, 454 gramlık ölçü birimi] arpa ve beş libre buğday almak imkansızdır. Kısacası, erzak yardımı olmaksızın çalışanlar gerçek bir kıtlığa mahkumdurlar.

Bu arada, böylesi [yüksek] fiyatların yanısıra, posta ve telegraf çalışanlarının Moskova Posta ve Telegraf Tedarik Merkezi’nden aldıkları
yetersiz erzak yardımları (15 Ağustos 1918 tarihli kararnameye göre: bir çalışana verilmek üzere sekiz libre tutarında buğday, ve ailenin iş yapamaz durumdaki üyelerine beş libre tutarında buğday) iki aydır zaten verilmemektedir. Yerel tedarik merkezleri ellerindeki erzakları dağıtamamaktadır, ve çalışanların (Dmitrov ilçesinde 125 kişi) Moskova’ya yaptıkları başvuruya bir yanıt gelmemiştir. Bir ay önce çalışanlardan birisi kişisel olarak size yazmış, ancak şu ana kadar hiçbir yanıt almamıştır.

Bu çalışanların gerçekten de umutsuz olan durumlarının tanıklığını yapmayı bir görev olarak addediyorum. Çoğunluk gerçek anlamda açlık çekiyor. Bu yüzlerinden açıkça anlaşılıyor. Çoğu nereye gideceklerini bilmeden evlerinden ayrılmaya hazırlanıyor. Ve bu arada, işlerini özenle yerine getirdiklerini samimiyetle söyleyebilirim; işlerini kavradılar ve bu işçileri kaybetmek yerel hayatın hiçbir şekilde çıkarına olmayacaktır.

Diğer bölümlerde çalışan Sovyet çalışanlarının hepsinin aynı çaresiz durum içinde olduğunu eklemek istiyorum.

Sonuçta, genel duruma dair bir şeyler söylemekten kaçınamayacağım. Büyük bir merkezde –Moskova’da– yaşarken, ülkenin gerçek koşullarını bilmek imkansızdır. Bir kimsenin mevcut deneyimler hakkındaki gerçeği bilmesi için, güncel yaşamla, gereksinimler ve talihsizliklerle, –yetişkinlerin ve çocukların [çektiği] açlıkla, ucuz bir kerosen lamba edinmek için bürolar arasında gidilip gelinmesiyle, vb. ile yakın ilişki içinde olacağı illerde yaşaması gerekir.

Bu sınavlardan başarıyla çıkmamız için bir yol vardır. Daha normal günlük yaşam koşullarına geçişte aceleci olunmalıdır. Uzun süre böyle gidemeyiz, ve kanlı bir felakete doğru gidiyoruz. Bizim için zaruri olan müttefiklerin lokomotifleri, Rus arpasının, kendirinin, keteninin, hayvan derisinin ve diğer şeylerin ihracatı, halka yardımcı olmayacaktır.

Bir şey su götürmezdir. Parti diktatörlüğü kapitalist sisteme darbe indirmek için uygun bir araç olsa bile (ki bundan fazlasıyla şüpheliyim), bu yeni bir sosyalist sistemin yaratılması için zararlıdır. Gerekli olan şey yerel kurumlar, yerel kuvvetlerdir; ancak bunlar
yoktur, hiçbir yerde. Bunun yerine, insan ne yana dönerse dönsün, gerçek yaşam hakkında hiçbir şey bilmeyen, kendisini binlerce hayata ve ilçelerin tahrip olmasına mal olan en ağır hataların [tekrar tekrar] işlenmesine adamış kişilerle karşılaşıyor.

Yakacak odun arzını ele alınız, veya aynı amaçla baharlık tohumluklara bakınız…

Yerel kuvvetlerin katılımı olmaksızın, köylü ve işçilerin kendilerini tabandan örgütlemeleri olmaksızın, yeni bir yaşam kurmak imkansızdır.

Sovyetlerin tam da bu tabandan yükselen örgütlenmeler oluşturma işlevini yerine getirmiş olması beklenirdi. Ancak Rusya halihazırda yalnızca ismen var olan bir Sovyetler Cumhuriyeti haline gelmiştir. “Parti”, yani genellikle yeni gelenlerin doluşması (ideolojik komünistler daha çok şehir merkezlerindedir) ve halkın idaresini ele geçirmesi, bu umut verici kurumun –sovyetlerin– etkisini ve yapıcı enerjisini halihazırda tahrip etmiştir. Şu durumda, Rusya’da yönetimde olanlar sovyetler değil parti komiteleridir. Ve onların örgütlenmesi bürokratik örgütlenmenin kusurlarından muzdariptir.

Bugünkü düzensizlikten kurtulmak için, Rusya, görüşümce yeni bir yaşamın yaratılmasında bir etken olabilecek, yerel güçlerin yaratıcı
niteliklerine geri dönmelidir. Ve bu yolun gerekli olduğu ne kadar erken erken fark edilirse, o kadar iyi olacaktır. İnsanların o zaman (yeni) toplumsal yaşam biçimlerini kabullenmesi çok daha olası olacaktır. Eğer bugünkü durum sürerse, “sosyalizm” kelimesinin bizzat kendisi bir küfre dönüşecektir. Jakobenlerin kırk yıllık yönetiminin ardından Fransa’da “eşitlik” kavramının başına gelen şey buydu.

Yoldaşça selamlarımla,

P. Kropotkin

Dmitrov, 4 Mayıs 1920

Çeviri: Anarşist Bakış

Kaynak: “Letter To Lenin”, 4 Mart 1920, Anarchy Archives.

Print Friendly
Be Sociable, Share!

Revisions