Author : zeynel

Anarşizme sempati duyan bir Fransız yazar, 1890’da, “Anarşizm hayli güçlü bir koruyucu zırha sahip; tıpkı bir kitabın sayfaları gibi, kendi can düşmanlarından daha da yıkıcı olanların eylemleri de dahil olmak üzere, her şeye karşın varlığını sürdürüyor” diye yazıyordu (01). Bugüne değin, “anarşist” olarak nitelendirilen pek çok düşünce ve eylem tarzı var oldu. Tüm bu birbiriyle ..

Read more

GÖBEKLİTEPE: Ekonomik Altyapının Arkeolojisi Dünyanın İlk Tapınağı Dünyanın bilinen ilk tapınağı olarak kayda geçen Göbeklitepe; Arkeolog Klaus Schmidt ve ekibi tarafından 1995’de Urfa’ya 22 km uzaklıktaki Örencik köyü civarında bulunan bir höyükte yapılmaya başlanan ve halen devam eden kazılarla gün ışığına çıkartıldı. Burada ortaya çıkartılan yapı, basit bir inanç merkezi değil; başta Arkeoloji ve Antropoloji ..

Read more

EN somut ifadesini İtalyan faşizmi ve Alman Nasyonal Sosyalizminde bulan modern milliyetçilik, tüm liberal düşüncelerin ölümcül düşmanıdır. Modern milliyetçiliğin yandaşları için “ulusun uyanışı”, tüm liberter düşüncelerin tamamen bertaraf edilmesiyle başlar, bu yüzden ilk bakışta tuhaf gibi görünse de, Üçüncü Reich’ın muştucularının olgular, fikirler ve kişilerle ne kadar vahşice ilgilendiğini bildiğimizden artık bizi şaşırtmaması gereken biçimde ..

Read more

Aşağıdaki bölümler Bakunin’in en çok basılan ve çevrilen yazılarından birinden God and the State(Tanrı ve Devlet) adlı denemesinden alınmıştır. Bu metin 1871’de yazılmış, Bakunin’in ölümünün ardından yoldaşları Carlo Cafiero ve Êlisêe Reclus tarafından 1882’de yayımlanıştır. Aşağıdaki çeviri Emma Goldman’ın Mother Earth basımevi tarafından yayımlanan 1916 tarihli İngilizce baskıdan alınmıştır.   FARZ EDELİM BİLİMİN EN ÜNLÜ ..

Read more

Bakunin bu metinde terörizmin ve diktatörlüğün karşı devrimci doğasını vurgulamaktadır. Auguste Blanqui (1805-1881) çeşitli vesilelerle devrimci bir diktatörlük kurmaya çalışmış olan bir Fransız devrimciydi. Devrimci faaliyetleri nedeniyle yetişkinlik döneminin büyük bölümünü hapiste geçirdi. Yaşamının sonuna doğru tam bu metin yazıldıktan sonra Blanqui sonunda “Ne Tanrı Ne Efendi!” diyecek ve bu slogan anarşist hareketin savaş sloganına ..

Read more

O halde mutualizmin maksadı nedir ve bu doktrinin Hükümete dair sonuçları nelerdir? Mutualizm, halkın, insanların ve vatandaşların egemenliğinin harfi harfine hayata geçirileceği bir düzenin kurulmasıdır; burada, Devlet’in her üyesi bağımsızlığını koruyup egemen olarak hareket etmeye devam ederek kendi kendini yönetirken, daha yüksek bir otorite sadece kolektif meselelerle uğraşacaktır; burada bir sonuç olarak belli bir takım ..

Read more

Bakunin, Avrupa’da önce Fransa’da, ardından Almanya ve Avusturya’da gerçekleşen 1848 devrimlerinde akif bir rol oynadı. 1848 sonbaharında Avusturya, Prusya ve Russ imparatorluklarına karşı genel bir ayaklanmayı savunduğu “Salvlara Çağrı” adlı metnini yayımladı. Mayıs 1849’da başarısızlıkla sonuçlanan Dresden isyanının liderlerinden biriydi. Tutuklanarak ölüm cezasına çarptırıldı ve sonunda Rusya’ya iade edildi. Burada çarlığın çeşitli zindanlarında tutuldu ve ..

Read more

Proudhon 1860’larda aşağıdaki seçkileri kaleme aldığı zaman politik görüşleri oldukça yumuşamıştı. “ Anarşi” devletin olmadığı bir toplum onun için sürekli arzulanan bir şey olarak kalacaktı. Otonom politik topluluklardan oluşan gönüllü bir federasyon olarak demokratik, anti otoriter bir devlet kavramı geliştirmeyi denedi. Proudhon’un federalizm teorisinde iktidar, sözleşmeyi imzalayan taraflar tarafından kabul edilmiş, belli amaçlarla sınırlı ve ..

Read more

Proudhon İşçi Sınıfının Politik Kapasitesi üzerine adlı eserinde işçilerin mevcut politik sistemin dışında ve onun karşısında kendi mutualist kurumlarını yaratmaları gerektiğini savunmuştu. 1864’te Proudhon’un Fransadaki yandaşları dahil çeşitli ülkelerden işçiler daha sonraları Birinci Enternasyonal olarak tanınacak olan Uluslararası İşçi Birliğini kurdular. Birinci Enternasyonal, politik eyleme karşı ekonomik eylem, işçi sendikaları, ulusal siyasi partiler ve devlet ..

Read more

19’ncu yüzyılda soldan bir çok insan evrensel oy hakkını toplumsal değişimin anahtarı gibi görmekteydi. Kapitalistlerden -ki bunların sayısının azalacağı varsayılıyordu- sayıca fazla olması nedeniyle işçilerini bir kez onları oylama hakkına sahip olduklarında doğal olarak çok geçmeden sosyalizmi kanunen kuracak olan işçi sınıfı partilerini seçecekleri umuluyordu. Bakunin herkesin bu yanılgının farkına varması için 1870 senesinde aşağıdaki ..

Read more