Finlandiya’daki A-rhymä (A-Grubu) ile Söyleşi

  Anarşizm, Genel

Finlandiya’da Helsinki’de Türkçesi ile Grup-A A-ryhmä adlı Anarşist örgütlenme ile Helsinki’deki mücadelelerini konuştuk, önemli bilgiler edindik. 

Anarşist Medya: Anarşist Medya ve farklı politik oluşumların çevrelerinde bulunan biri olarak, dünyanın dört bir yanındaki anarşistlerin mücadelelerini nasıl yürüttüklerini, süreçlerini nasıl örgütlediklerini çok merak ediyoruz. Sormak istediğimiz bir dizi soru var. Ayrıca Türkiye’deki anarşizm hakkında daha fazla şey öğrenmek isterseniz, başka bir görüşme yapmaktan ya da size bir metin göndermekten memnuniyet duyarım. Her şey anlaşılıyor mu, ses iyi mi?

İlk sorum şu: örgütünüzü, yerel bağlamınız hakkında hiçbir şey bilmeyen, benim gibi başka bir ülkeden bir yoldaşa tanıtır gibi nasıl tarif edersiniz?

A-ryhmä: Biz aslında küçük bir grubuz. A-ryhmä bir anarşist grup olarak kuruldu ve üniversiteye bağlı, tam olarak üniversiteye değil ama üniversitenin özerk öğrenci topluluğuna bağlı. Ama bu bizim için artık daha çok biçimsel bir şey, çünkü öğrenci hareketlerinde genellikle beş ya da on yılda bir olan uzun aralar var, bu aralarda üniversiteyle pek bir alışverişimiz olmuyor. Çoğumuz hiç öğrenci olmadı, ya da uzun zaman önce mezun olduk; hâlâ lisede olan üyelerimiz de var.

A-ryhmä: …kapitalizmde hareket ettirici gücün kapitalist sınıf değil, sermayenin kendisi olduğu düşünülür. Bir bakıma Bordiga’dan ilham alıyor. Size o metni sonra gönderebilirim; sanırım diğer çeviri size iyi bir fikir verecektir.

A-ryhmä: Bu program aslında ülke çapında bir anarşist örgüt kurma projesiydi. 2015-2018 arasında daha aktifti, ardından sadece Helsinki ve Oulu’da iki grup kaldı ve bunu askıya almaya karar verdik. Aslında üç grup vardı Helsinki, Tampere ve Turku bir de Oulu grubu; ama bu noktada Tampere grubu dağıldı, böylece uzun yıllar boyunca sadece iki grup kaldı. Yani örgüt uykuda gibiydi, ama şimdi […]

A-ryhmä: Biz eylemciyiz, yönelimimiz ağırlıklı olarak aktivist. Propaganda çalışması yapıyoruz, seminerler düzenliyoruz, ama yayıncılık yapmıyoruz mesela. Okuma çevrelerimiz var, ama kolay ulaşılabilir olmaya çalışıyoruz, büyük bir teorik yük ya da ortak strateji anlaşmaları olmadan. Sanırım anarşizmimizi siyasi olarak tanımlayan şey, açık bir grup olmamız ve eylemci olmamız.

A-ryhmä: Buna şunu da eklemek isterim: A-ryhmä’nin kendisi de yıllar içinde değişti ve uyum sağladı; farklı üyeleri tarafından farklı dönemlerde tanımlandı. Yaklaşık yedi yıldır üyeyim, bu yüzden değişimini gördüm. Çoğunlukla çalışma gruplarından oluşuyor. Tek bir örgüt değil; elbette bugünkü gibi genel toplantılarımız da var, ama genel toplantılarda sadece ortak genel işleri ele alıyoruz. Grubun asıl faaliyetlerinin çoğu, oldukça özerk işleyen bu çalışma gruplarında gerçekleşiyor ve bir çalışma grubunun üyesi olmak için A-ryhmä üyesi olmanıza bile gerek yok  bu da yirmi yıldır böyle.

Anarşist Medya: Kendinizi bir tür çalışma grupları ve anarşist inisiyatifler federasyonu olarak tanımladınız. Ama anarşist örgütlenme biçimlerine aşina olmayan birine yapınızı nasıl anlatırsınız? Gerçek mimari nedir? Kararlar nasıl alınıyor? Ortak bir stratejiniz var mı? Mandatanız, inisiyatiflerde delegeleriniz var mı, yoksa her şey herkese açık mı? Yani “biz” dediğinizde, “biz” kim oluyor?

A-ryhmä: Toplantılar üyelere açık, ama genellikle toplantılar herkese de açık sosyal medyada duyuruyoruz ve katılmak isteyen herkes gelebiliyor. Çok fazla bildiri ya da pozisyon metni yazmıyoruz; anarşist bir çizgi üzerine tartışan bir grup değiliz pek. Daha çok somut şeylere odaklanıyoruz: gösteriler, seminerler, bu tür şeyler. Sokaklarda görünür olmaya çalışıyoruz. Başka koalisyonlara katıldığımızda, özellikle Helsinki’de, delege modeli kullanıyoruz. Bağımsızlık Günü gösterilerini örgütleyen bir antifaşist koalisyon var, çünkü 6 Aralık Bağımsızlık Günü’nde her zaman bir faşist yürüyüş oluyor. Orada delegelerimiz var. Onu biz kurduk, ama şimdi içinde başka gruplar da aktif genelde antifaşist ya da daha otonom-Marksist eğilimli gruplar. Ayrıca Kürt dayanışma koordinasyonunda da bir delegemiz var, çünkü Finlandiya’da Kürtler örneğin İsveç’e göre çok daha az, ama yine de oldukça aktifler ve onlarla uzun süredir işbirliği yapıyoruz. Ve tabii ki, sürgündeki Rus gruplarla üçüncü bir koordinasyonumuz var. Onlar çoğunlukla demokratik, liberal bir yönelime sahip, ama biz anarşistler olarak onlarla da işbirliği yapıyoruz, çünkü Rusya’da bir şeyi değiştirmek için ortak bir zemin olması gerektiğini düşünüyoruz. Sınır dışı edilmeden önce on yıldan uzun süre Moskova’da yaşadım. O yüzden hâlâ o bağlantıları sürdürüyorum. Helsinki’de Rusça konuşan bir anarşist grup vardı, ama artık dağıldı. Şimdi demokratlarla çalışıyoruz.

Anarşist Medya: Üçüncü sorum birleşik bir soru: emek, konut, göçmenler, antifaşizm, feminizm, ekoloji gibi her büyük çalışma alanı için pratikte katılımınız nasıl görünüyor?

A-ryhmä: Değişiyor, çünkü grubumuz çok büyük değil. Resmî olarak 30’dan fazla üyemiz vardı, ama hepsinin hiç aktif olduğunu sanmıyorum. Bazen sadece bir gösteriye gidip müdahale ediyoruz bazen bayrakla, bazen bayraksız, duruma göre. Bazen bir koalisyona katılıyoruz, bazen de koalisyon bizim inisiyatifimizle ortaya çıkıyor: örneğin bu Putin-karşıtı koordinasyonu biz başlattık. Şimdi de Rus muhaliflerin, mültecilerin ve LGBT bireylerin sınır dışı edilmesine karşı bir kampanya başlattık, çünkü birçoğuna sınır dışı kararları çıkarılıyor. Bunu da biz başlattık. Ayrıca bir önceki sol hükümete karşı bir koalisyon başlatmaya çalıştık, çünkü o hükümette de çok fazla sorun vardı. Ve bu antifaşist koordinasyonu da biz başlattık. Ama tabii, örneğin büyük bir Filistin hareketi vardı, orada büyük bir müdahale yapamadık, çünkü zaten çok başka insan da katılıyordu, belki de gerek de yoktu. Yani sadece bu gösterilere katıldık ve sosyal medyamızda duyurduk. Yani elimizdeki çaba ve kaynağa bağlı, ama sanırım büyüklüğümüzü düşününce bazı alanlarda etki yaratıyoruz.

A-ryhmä: Örneğin en fazla iki düzine aktif üyemiz olmasına rağmen, olaya bağlı olarak binlerce insanı harekete geçirebiliyoruz. 2023’te hayır, 2025’te, geçen yıl bir hafta içi günü başbakanın konutunun önünde bir yemek kuyruğu örgütlemeyi başardık ve 300 kişi topladık; şehir merkezinden epey uzak bir yer olmasına rağmen. Çok dikkat çektik ve Food Not Bombs gibi birkaç grubu yemek sağlamak için örgütlemeyi başardık, kendimiz de biraz yemek pişirdik, propaganda dağıttık ve buna benzer şeyler yaptık. Her 1 Mayıs’ta da harekete geçiyoruz bazen kendi blokumuzu, bazen de başkalarını kendi bloklarını oluşturmaya teşvik ederek. Bu yıl kendi blokumuzu örgütledik. Her zaman bir anarşist blok oldu; yıla göre 100 ile birkaç yüz kişi arasında değişiyor. Bazen, daha fazla dikkat çekebilecek özel bir konumuz olduğunda birkaç yıl önce diğer resmi partilerin izlediği güzergâhı takip etmeyen ayrı bir yürüyüş örgütledik. Ondan tamamen ayrı gerçek bir gösteri düzenlemeye çalıştık. Ve tabii Helsinki’de Nazilerin de olduğu Bağımsızlık Günü var. […] Geçen Aralık’ta yaklaşık iki buçuk üç bin kişi katıldı, buna karşılık Naziler katılımlarını biraz artırarak yaklaşık 700’e çıkardılar. Polis her yıl şehir dışından takviye getirmek zorunda kalıyor, yani bizi ciddiye aldıklarını söyleyebilirim. Geçen yıl aynı taktiği üç kez kullandığımız için bizi engellemeyi başardılar, kalabalığın içinden geçmek için atlı polis bile getirmek zorunda kaldılar. Yani bu anlamda grup, en azından harekete geçirebileceği ve yönlendirebileceği geniş bir aktif olmayan kitle etrafında toplayabiliyor.

A-ryhmä: Evet, tam bir “içeri gir-çık” örgütü gibiyiz: bir şey olduğunda insanlar geliyor, hiçbir şey olmadığında sadece birkaç militan kalıyor örgütte. Tıpkı bizim gibi: etrafımızda yağmur damlaları gibi toplanıyorlar.

Anarşist Medya: Şimdi daha ideolojik sorulara geçeceğim. Geniş anarşist gelenek içinde kendi özgün eğiliminizi ya da akımınızı nasıl tanımlarsınız? Çünkü Finlandiya’da tarihsel olarak bir anarşist gelenek olup olmadığından pek emin değilim Fin anarşizminde bir gelenek var mı? İçselleştirdiğiniz ya da reddettiğiniz, ya da dışarıdan kullanılan ama içeride kullanılmayan herhangi bir etiket var mı?

A-ryhmä: Aslında pek önemli değiller. Bir tür sentezcilik denebilir, ama bu etiketi kullanmıyoruz, çünkü çoğu zaman insanlara bir şey ifade etmiyor, sentezci anarşizmin ne olduğunu kimse bilmiyor. Ve mesela bireyciliğe ya da başka bir şeye karşı çok da bir ret söz konusu değil. Daha önce söylediğim gibi, bize en çok uyan etiketler açık grup ve eylemcilik. Çünkü bu bir tür pratik  diğer gruplardan oldukça farklı, kendine özgü bir pratik. Ama işçi hareketine pek müdahale etmedik, çünkü Finlandiya’da bu oldukça karmaşık: kurumsalcı bir model var ve azınlık ya da siyasi sendikalar yok, bütün eğilimler aynı sendikalarda. Elbette gidip anarşist bir pozisyondan seçilmeye çalışabilirsiniz, ve bazı bireyler gerçekten bunu yapıyor. Ama tepkiler… bazen mesela ulaşım grevleri oldu ve biz grev kırıcılara sabotaj yaptık.

A-ryhmä: Helsinki’de. Ama genel olarak sendikalar bu tür müdahalelere hep oldukça olumsuz tepki veriyor. Yani gelecekte böyle şeyler yapabiliriz, ama sendikaların içinde çalışabilmek için durumun ciddi biçimde değişmesi gerekir. Ve azınlık sendikaları yasal olarak pek mümkün değil  istediğiniz şeyi kendinize diyebilirsiniz elbette, ama çoğunluk sendikası olmadıkça sözleşme müzakeresi yapamazsınız. Tabii IWW yakın zamanda Finlandiya’da bir şube kurdu, yani belki bir şeyler değişebilir…

A-ryhmä: Aslında geleneğe dair kısaca: bahsettiğim gibi, burada doğrudan bir gelenek ya da miras çizgisi yok. Ama tabii geçmişte olmuş her türlü isyan, ayaklanma ya da benzeri harekete kendimizi bağlıyoruz. Örneğin 1918 iç savaşı: her 1 Mayıs’ta buradaki Helsinki’de “Kızıllar Anıtı”nda 1 Mayıs yürüyüşlerine katılmadan önce küçük bir tören düzenliyoruz. O dönemde daha radikal bir sosyal demokrat parti tarafından yönetilmiş olsa da, öte yandan o da o dönem için geniş bir koalisyondu. Sonra tabii daha geriye gidersek, 1905 olayları, ilk Rus devrimi dönemi; ardından 1906’da burada Finlandiya’da alevlenen olaylar; sonra baskı yıllarında yaşanan çeşitli yeraltı faaliyetleri. Ama ne kadar geriye gidersek, o kadar belirsizleşiyor. Yine de Fin tarihi boyunca ilham verici, özgürleştirici her türlü hareketi en azından kendimize mal etmeye çalışıyoruz.

Anarşist Medya: Sondan bir önceki sorum: diğer sol gruplarla bir ilişkiniz var mı ve onları nasıl görüyorsunuz? Finlandiya’da sol mücadele nasıl gidiyor?  Sosyal demokratlar, Stalinistler, Marksistler ve tabii anarşistler?

A-ryhmä: Şey, bu değişiyor… Sol İttifak partisinden bazı insanlarla da, ama fazla değil. Ama şimdi komünistlerle çalışmak neredeyse imkânsız hale gelmiş olabilir. Çin’den biraz para alıyorlar ve Ukrayna karşıtılar açıkça Ukrayna karşıtı değiller, bir bakıma her ikisine de karşılar, ama aynı zamanda militarizme de karşılar bir bakıma. Ama bu Çin bağlantısı yüzünden onlarla çalışmak imkânsız olabilir.

A-ryhmä: …hem parlamentarizme hem de sokaklara ihtiyacımız olduğuna karar verdik. Ama bu tür gruplar parti siyasetinin içinde kaybolma eğiliminde, bu yüzden beş yıl sonra bundan bir şey kalır mı bilmiyorum; belki de sadece seçimlere hazırlanıyorlardır. Ama göreceğiz. Biraz zor bir durumumuz var bir yandan dostane ama tam olarak da değil. Yani otonomistler ve Marksistlerle koalisyon kuruyoruz, ama aynı zamanda da […]

A-ryhmä: Ve Filistin dayanışma hareketi çok ısrarlıydı, ama aynı zamanda […]

Anarşist Medya: Normalde başka sorularım var, ama burada soramadıklarımı sonra göndereceğim.

A-ryhmä: Vaktimiz var.

Anarşist Medya: Diğer soru daha çok fiziksel bir soru. Örgütün elinde ya da erişiminde ne tür bir fiziksel altyapı var kütüphaneler, sosyal merkezler, kitapçılar, mutfaklar, arşivler, işgal evleri? Bu tür binalar nasıl finanse ediliyor, hukuki olarak nasıl elde tutuluyor, ve bu tasarrufları ne kadar kırılgan? Çünkü Türkiye’de bugünlerde bir mekân kurmaya çalışıyoruz.

A-ryhmä: Bahsettiğim gibi, resmi olarak üniversitenin bir parçası olarak, bir öğrenci grubu olarak işliyoruz, çoğumuz öğrenci olmasa da, bu yüzden genelde öğrenci birliğinin ortak alanlarını kullandık. Yaklaşık bir yıl önce, maliye bakanının dairesinin yakınına “siktir git” yazan bir pankart astığımız bir fotoğrafı yayımladık. Nerede yaşadığını bulduktan sonra. Resmî olarak hiçbir grup üyesi bu işe karışmamıştı, ama bu bir soruşturmayla sonuçlandı ve ortak alanlardan atıldık; altı ay boyunca yasaklandık. Öte yandan öğrenci birliği, birkaç yıl önce yaptığı aptalca gayrimenkul yatırımlarıyla kendini iflasa sürükledi, bu yüzden tüm tesislerini satmak zorunda kaldılar, şimdi sadece bir tanesi kaldı. Ama tabii her şeyi tek bir yere sıkıştırmak, her şeyin yeniden düzenlenmesi gerektiği anlamına geliyor, yani zaten çok da bir kayıp değil. Yani kütüphaneler üzerinden çalışıyoruz, bir de burada Helsinki’de birkaç otonom mekân var. Örneğin Kallio’da küçük bir mekân olan Lymy, ve Vallila’da yakın zamanda örgütlenen “Meidän Tila” (bizim mekânımız) diye “büyük mekân”. Ve tabii 2024’te büyük bir işgal dalgası vardı: küçük bir aktivist grup mekândan mekâna işgal ediyordu, bir öncekinden atıldıklarında bir sonraki yer zaten hazırdı. Bir bakıma sürekli devam eden bir protesto gibi. Bu yüzden en azından bir toplantıyı Meilahti malikânesinde düzenledik, çünkü uzun süre sonra ilk kez işgal edilmişti. 1740’lardan kalma bir bina, gerçekten güzel bir yer. Orada en az bir toplantı düzenledik. Yani nereye uyarsak, orada oluyoruz.

Anarşist Medya: Üniversite tesisleri dediniz öğrenci tesisleri mi, pardon?

A-ryhmä: Evet, öğrenci örgütleri.

Anarşist Medya: Üniversitede mi?

A-ryhmä: Evet. Üniversiteden bağımsız, ayrı bir kurum.

A-ryhmä: Ama esasen bir mekân edinecek kadar mali kaynağımız hiç olmadı. Ve bir mekânı işgal etmek de siyasi olarak biraz daha zorlaştı, çünkü bu artık siyasi bir müzakere gerektiriyor. Genellikle bu, şehrin gençlik yapısına bir şekilde entegre olmanız gerektiği anlamına geliyor bu Kuzey Avrupa’ya özgü bir şey. Sistem dışında herhangi bir varoluşa izin vermiyorlar, çünkü bu kurumsalcı, İskandinav-Avrupa işi.

A-ryhmä: Diğer şehirler: Tampere’de kendi kendini örgütleyen bir pub ve konser mekânı var, Turku’da ise bir kitap kafe. Helsinki’de de bir kitapçı var, ama sosyal merkez gibi bir şey yok  Helsinki’de gayrimenkul oldukça pahalı ve hareket bunu sürdürecek kadar büyük değil. Birkaç yıl önce bir tür sosyal merkez projesi vardı, ama sonunda tükendiler ve iç sorunlara düştüler. Sanırım daha çok kültürel bir mekândı, ama pratikte birçok anarşist buna dahil olmuştu. Ama bu tür bir sosyal mekân eksikliği… uzun yıllar boyunca bir sosyal mekân edinmenin stratejisi işgal etmekti, para ödemek değil, ama şimdi bazı insanlar giderek kiralamaya doğru kaymış durumda.

A-ryhmä: …içinde antifaşist spor salonu Meidän Gym’in de bulunduğu büyük mekân. Ve tabii otonom Marksist hareketler de var. Birçok hareket var, ama çok dağınıklar, çok parçalanmış durumdalar. Dört yıl önce şehir düzeyinde bir koalisyon kurma girişimleri oldu, ama ortak bir amaç bulamadıkları için sönümlendi.

A-ryhmä: Son 20 yılda, hatta yaklaşık 10 yıldır tek gerçekten başarılı, uzun vadeli sürdürülebilir işgal projesi işgal edilmiş sauna. Yasadışı inşa edilmiş bir sauna: tamamen kendi kendini örgütlüyor, herkes gidebiliyor ve herkes odun getirebiliyor. Şimdi aslında üç sauna var. Her zaman kalabalık oluyor ve bütün turistler oraya gidiyor. Yani sistem dışında var olmanın bir gerekliliğini savunmayı başaran tek şey buydu esasen. Başka hiçbir şeye izin verilmedi.

A-ryhmä: Evet, ama tabii sonradan resmi bir dernek kurmak zorunda kaldılar, bütün bürokrasiyle uğraştılar falan, ve belediye onlara o mekânı tahsis etti. Ama sanırım orijinal yerinde zaten göz yumulmuştu  hiçbir izin olmadan tamamen inşa edilmişti. Yani mümkün olan tek şey bu; İsveç’te bu bile mümkün olmazdı.

 

A-ryhmä: İspanyol yoldaşların da katılmasını bekliyorduk, ama görünüşe göre katılmadılar.

A-ryhmä: Anarşizme genel bakış oldukça garip. Kendimizi tuhaf bir yerde hissediyoruz sanki. Çünkü bir yandan insanlar görüşlerimize sempati duyuyor, ama “anarşi” kelimesini söylediğinizde bir sürü çağrışım devreye giriyor.

A-ryhmä: İnsanların bazı şeyleri “devlete son derece sadık” olarak tanımladığını duydum. Devlete bağlılık neredeyse bir din gibi, inanç gibi görmüşümdür. Kurumların statüsüne bir tür inanç: her şey yolunda, sadece tekneyi sallamayın. Sosyal demokrasi, herkesin ihtiyacı karşılanıyor, refah devleti, yani arkanıza yaslanabilirsiniz.

A-ryhmä: Bundan tam emin değilim aslında, çünkü tarihsel olarak epey büyük isyanlar da olmuştu, yani bu kadar basit değil. Sanırım daha çok bir tür konsensüs var […]

A-ryhmä: A-ryhmä hakkında bir yorumum şu: en azından dışarıdan insanların anlattığı kadarıyla, gerçekten açık gruplardan biri olduğu için, bir tür anarşist okulu gibi. Yaşam döngüsünden bahsettiniz ve ben de bunu kendim gördüm bir anarşist eylemcinin yaşam döngüsü en fazla birkaç yıl. Ama bu, anarşist olmayı bıraktıkları ya da liberalleştikleri ya da pasifleştikleri anlamına gelmiyor. Çoğunlukla başka gruplara geçiyorlar, ya da kendi gruplarını kuruyorlar, kendi inisiyatiflerini başlatıyorlar. En azından fark ettiğim şey, gösterilerde falan bu insanlarla karşılaşıp ne yaptıklarını duyduğumda, A-ryhmä’den başladıklarını, biraz ilham aldıklarını, bu işlerin nasıl yürüdüğüne dair biraz fikir edindiklerini görüyorum. Yani bir bakıma A-ryhmä’nin kendisinin ideolojik temelinin ne olduğunu düşünmek o kadar önemli değil, önemli olan ondan neyin büyüdüğü. Çünkü insanlar geliyor, sonra daha fazla fikir ve daha fazla momentumla devam ediyorlar, bu da tabii başka fikirlere yol açıyor. Ama A-ryhmä’den çıkanların hangi eğilimlere sahip olduğuna dair size istatistik veremem. Çıkış anketimiz yok.

A-ryhmä: Aslında derim ki çoğu insan liberal ya da pasif hale geliyor.

A-ryhmä: …genel olarak bulması zor, öyle hissediyorum. Yani bu gruba katılma motivasyonum, devlete inanmayan başka insanlarla konuşmaya ihtiyaç duymamdı.

Anarşist Medya: Bu çalışan strateji gibi, belki de üzerinde çalışılıyordur. Ama bu aynı zamanda sizi bir anarşizm okuluna da dönüştürüyor: insanlar geliyor, örgütte biraz inisiyatif alıyor, sonra ayrılıp belki kendi inisiyatiflerini kuruyorlar ya da başka bir siyasete katılıyorlar.

A-ryhmä: Evet, ama tabii bu, genel baskı düzeyinin düşük olması sayesinde mümkün. Elbette Fin polisi doğrudan eylem yaparsanız ilgileniyor, ama genel faaliyetlerimizle pek ilgilenmiyorlar.

A-ryhmä: Ayrıca bazı insanlar bunu stresli bulabiliyor, çünkü grup dinamiği her birkaç ayda bir değişiyor: yeni insanlar geliyor ve gidiyor, ve birkaç aylığına uzak kaldıysanız belki de kimseyi tanımıyor olabilirsiniz. Yani biraz zorlayıcı. Ama yine de başka bir seçeneğimiz olabileceğini sanmıyorum, çünkü çok fazla anarşist yok, bu yüzden harekete katılmayı olabildiğince kolay hale getirmemiz gerekiyor. Yoksa baskıya karşı, sonuçta sahip olduğunuz tek savunma yeterince insana sahip olmanız. Bir şehirde sadece 50 kişiniz varsa, ne kadar gizli olursanız olun fark etmez, çünkü sizi bulurlar. Aslında İngilizce Wikipedia’da ek bilgiler var. Doğrudan ilgili değil ama görünüşe göre çok fazla bilgi var, birileri bunu hazırlamış.